26 Temmuz 2008 Cumartesi

mevsim yaz, sıkı giyin

içteki çocuk hiç de öldürülmüyor, söylendiği gibi. tıpkı bir çocuk gibi acımasız ve kemiksiz , bu şeker yemeği bırakmış diller. gayet de güçlü ve gaddar , oyun oynamayı bırakmış uzuvları insanoğlunun. öğretileni hiç yapmadı ve yapmıyor eller; yumuşak ve masum kar tanelerinden bile bir katil yaratıyorlar. kızdırıp kışkırtıyorlar onları, taş gibi sert bir kartopu yapıyorlar.

içindeki çocuğu öldürüp öldürmeyeceğine karar dahi veremeyecek kadar küçükler için bu kartopu. hiç ummadıkları bir anda yüzlerine çarpacak. ve yakacak yüzlerini alev alev. utandıracak onları masumiyetlerinden.

utandım. alev alevdi yüzüm, buz gibi sözleri yüzüme çarptığında.afallamakla afallamamak arasında kalıp güldüm. hafifledim sonra. kartopunun uyuşturduğu yüzüm tepkisiz kaldı. hafifledim. bir kuş gibi değil de, daha çok bir yaprak gibi. kişiliksiz. hangi rüzgarın estiğine kaldı gideceğim yol. sağa, ya da sola. sonra taşlaştım. inatlaştım rüzgarla. ne sağa gittim ne sola. sonra ben istedim rüzgar gelmedi. bir sağa baktım , bir sola...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

mevsim katil , sıkı dur
içteki çocuk öldürülmüyor , gizleniyor. İnsanoğlu gaddarlığını masumlaştırmak için içindeki çocugu bahane ediyor yalnızca , yedikleri şekerler zehirli , insanoğlu dikenli. Eller insani olan hissiyatını yansıtmaya çalısır sana, seversin birini içten elin ona uzanır gayri ihtiyarı .. insan dediğin hemen ceker elini , sıkar avuclarını . asıl insan olan ellerdir .

insanoğlu masumiyetini yitireli çok olmuş. hem bir insanın mutlu olması neyi kanıtlar bir baskasına ? kim inanır masumum diyen bir çocuga?

hem utanma olduğun şeyden , yüzüne çarpanları silkelersin , affalarsan eğer merak etme yine dikilirsin , gülersen meyillisindir seni yıkmalarına , yıkılmaya hazırsındır. hem ne kolaydır.. En güzeldir tepkisiz kalma kaldıramadıkları şeydir. hem gideceğin bir yol yok senin , sağın ve solun bir süre sonra solun ve sağın oluverir..sen sadece gökyüzüne bakıver , var mı orada bir gökyüzü?