hikaye gayet dramatikti, Türk filmlerinden hiçbir eksiği yoktu. erkek hastaydı, ve acı çekiyordu. kimseyi hayatına dahil etmemek için kapısı olmayan bir duvar örmüştü ve buna rağmen , kız bir şekilde girmeye çalışıyordu. seslendi, olmadı. tırmandı, olmadı.
hikaye gayet dramatikti.Türk filmlerinden arta kalır yanı yoktu. davranışlar da abartılı olmalıydı belki. masal gibi bir giriş yapmalıydı kız. duvardan içeriye sızmak ne kadar masalsı olabilirse , o kadarıyla yetinecekti, çünkü zaten sızabilecekti, emindi.
hikaye gayet dramatikti. Türk filmlerinin klişesini taşıyordu özü. koca bir salonu ağlatmaya yetecek bir trajediydi. ama koca bir salon yoktu, dolayısıyla kimse ağlamadı, kız dışında. masalsı olması gereken gerçeğin kahramanına, duvarlarını gözyaşlarıyla yıkarak ulaşabileceğine inanmıştı kız. duvarlar gerçekti, gözyaşları gerçekti, duvarlar yıkılmayacaktı, çünkü olay gerçekti. masallar bile masallarda kalmıştı, duvarlar gerçek ve sapasağlamdı.
yolları ayrılırken kız ve erkeğin, masalsı gerçek devam ederken hala, abartılı davranmadı kız. ne , güzeldi, ne de ağlamak yakışırdı. bir önceki gecenin mirası kan çanaklarını göstermemek istedi. filmlerdeki o abartılı "yalvaran gözler" i düşünmedi bile. uzun bakışmalar da olmadı, acıklı bir şarkı da duyulmuyordu. arkasını döndü, gitti. her şey gayet gerçekti.
1 yorum:
yeşil kan , acı selvi , kırık kanat , buruk arp
hikaye gayet basit idi belki filmlerinden çıkmışcasına , erkek hastaydı lakin hastalığın türk'ü hinti olmazdı..ölüm her yerde ölüm idi. kız girebilme isteğine ulaşabilmenin yolunu bulabilseydi , bir bilebilseydi o duvardan geçerdi fakat geçmek istemedi , sağına ve soluna baktı , arkasını döndu ağlamaya başladı sahip oldugu gücü göz yaşlarına adadı..erkek acı cekiyor iken kendisinin çekmemesi olmaz idi kendine o anlık bir acı yarattı . emindi kendince ama yanılgıdaydı , sadece bunu bilmiyordu. kız yine erkeğe ulasamamanın verdiği güçle gitti.. bu kadar basit bi birleşmeyi drama çevirende kızın kendisiydi..haz vardı.
Yorum Gönder