8 Mart 2012 Perşembe

mayıstos 36 tarihli yazımdan


birçoğumuzun ölümünün böyle olacağını bilirdim de, başıma gelme ihtimalinin bu kadar yüksek olacağını bilmezdim. halbuse ki bi kurşunla ölmek çok destansı olabilirdi, ya da onu öyle bir dramatize ederdim ki fonda müzik bile çalardı(novembre'den aquamarine olsun olmuşken ). vay be ofis insanı olmaktan hakkaten çok korkuyorum.





baktık ki birileri adımıza besteler güfteler döktürmüyor, hayatımızdan alıntılanmış hikayeler de yazılmamış, ölümsüz olma ihtimalimiz sanatsal faaliyetlerle pek mümkün değil; kendin pişir kendin ye diye de bi’şey var sonuçta. e adam o kadar yapmış tumblr idi blogger idi(reklam sayılmaz?) kendimizi azıcık önemli sansak n’olur sanki? nasılsa ölümüm umursuz olacak(umarsız başka şey, karıştırmayın şimdi onu).depresif mi? siz bi de benim gençliğimi görecektiniz gençliğimiiii.piii… ne hayat enerjileri sömürdüydüm ben. ooldu madeeem, akşama görüşürüz.

Hiç yorum yok: