kalem reddediyormuş yazıyı, " bunları yazacaksan, üzgünüm " demiş "sana yardım edemem" .
o da bırakmış yazmayı kalemine boyun eğip.
makine reddetmiş çekmeyi. "ölümsüzleştireceğin an onunkiyse eğer , üzgünüm" demiş
"sana yardım edemem." o da bırakmış elinden makineyi. kulakları vaz geçmiş duymaktan. tıkamışlar kendi kendilerini. " eğer bunları dinleyeceksen..."
"tamam tamam..."deyip kestirip atmış o da kenara. kapatmış müziği.
telefonu grev ilan etmiş. kapatmış kendini, iptal etmiş. "arayacaksan onu..." diye sinirlenmiş
"üzgünüm , sana..." "yardım edemezsin... yok hayır etmezsin..."
elleri kilitlemişler parmakları. gözleri açık kalmış, kurusunlar da gözyaşı üretemesinler diye. burnu bile
diğerlerine uymuş, tek marifeti sızlamaktan ibaretken.hepsi bir olmuş vaz geçirmeye çalışmışlar. kalp bile daha az atar olmuş, destek çıkmış onlara. kan pomplamamış, oksijen yollamamış beyne. beyin de karar almış, kapatmış kendini onlara. " madem yapmıyorsunuz işinizi, tamam..." demiş." saygı duyuyorum. ama siz de bana saygı gösterin ve beni bana bırakın. fazla zorlamayın , kalbinizi kırarım..." dinlememiş, devam etmişler.
sonunda gözler kurumuş , parmaklar kaskatı, göğüs hareketsiz. kalp biraz inatçıymış son ana kadar beklemiş. yalnız, dudaklar biraz yalancıymış, bir tebessüm resmi çizmişler. ele güne ayıp olmasın diye.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder