18 Mayıs 2008 Pazar

müstehak

bekara karı boşamak öyle kolay ki...bol keseden atarsın olaylar cereyan etmeden önce. şöyle olur böyle olur, hallederiz, hey koçum yürü!sonra bakarsın olmaz işler yoluna bir türlü konmaz , konamaz.

evi şöyle yaparım odayı böyle kurarım...yok güzelim olmuyor öyle.
masa lambasıyla oturuyorum göt büyüklüğünü aşamayan odamın boşluğunu , boş olmasına rağmen dağınıklığını, pis duvarların kasvetini yırtık perdenin anımsattığı acizliğimi görmememk için. inatla oturuyorum alçaklığının sırtımı iki büklüm etmesine aldırmadığım masanın başında. sırtımı döndüm hala yerleştiremediğim için yere bıraktığım kitaplarıma. gözlerimi çeviremiyorum bile asacak yer bulamadığım giysilerimi görürüm korkusuyla. yorganım şimdiden uyum sağladı bu kirli odaya, yatağın minderden hallice olmasından.

bedelini ödediğim yabancı bir ev burası. başkalarının parmak izlerini taşıyan, başkalarının anılarını saklayan eşyalarla dolu, beni benimsemeyi reddeden yabancı bir ev. her an, tarafından dışarı atılacakmışım hissi veren bana tepeden bakan küstah bir ev. benimsenmediğim dolayısıyla benimsemediğim , yaşamak zorunda olduğum için ses çıkaramadığım soğuk beton yığını.

bekara karı boşamak cidden kolay...bol keseden atarsın eğer olaylar uzağında cereyan ediyorsa. şöyle yapsana böyle söylesene, susmasana ,konuşsana...
yok güzelim olmuyor öyle...o yüzden daha başlamadan sustum, rol yaptım. bu evin beni benim bu evi reddettiğimi söylemedim.otel odasına tıkılmışım hissini tarif etmeye cürret etmedim.sesli düşünmüyorum.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Odanın boşluğunda oturmayı seven , yürüdüğün yolda ısrarcısın . inatla kararlısın artık açık olduğunu düşündüğün yolda. bu yoksunluk , bu yoksunluktur ınsanı kriminal yapan. kendi kendini dönüştüren insan , özünü yok eden , baskasının kinide yok etmeye hazır insan ,
velhasıl terk edilmekten zevk alıyoruz
manevi çöküntünün içinde yan gelip yatıyoruz..
hey
sen
hem kurbansın
hem de cellat
hem delisin
hem normalsin.