18 Mayıs 2008 Pazar

"yetkiliyle görüşecektim"

"yetkiliyle görüşmek istiyorum"
"3.kat sağdan dördüncü kapı" diye bir cevap beklerdim soruma. değil bu cevap, herhangi bir cevap bile duyamadım. yetkiliyle görüşecektim...kimse yok muydu?sezon sonu muydu, tatil miydi? telefona sarıldım.
" bir yetkiliyle görüşmeliyim!"
"ölüm erteleme için bire, sevap artırma için ikiye, kısa yoldan zengin olmak için üçe, çocuk sahibi olmak için dörde, evlenebilmek için beşe..." dinledim dinledim, ama değil bu cevap hiçbir cevap gelmedi.

çan sesleriyle içeri girdim."afedersiniz, bir yetkiliyle görüşecektim?"
"anlat yavrum, nerede yanlış yaptın?"
"bunu bana siz söyleyeceksiniz"
"anlayamadım"
"ben anladım. iyi günler"

bir yetkiliyle görüşecektim...nasıl anlatsam?yok, olmaz, kesin bir yetkiliyle görüşmem gerek.
"hey!buraların sahibi benim. dolayısıyla yetkilisi de...söyle bakalım ne yapacaksın beni?"
"acaba içimdeki bu umudu , sevgiyi ya da buna benzer şeyleri sökebilir misiniz yerinden?"
gözleri parlıyor. sanırım aradığım yetkiliyi ve derdimin dermanını buldum. üstü başı kirli olabilir evet, biraz da bakımsız , ama olsun soruma cevap verdi sonunda biri.
uzattığı şaraptan çektim bir fırt.sonra bir tane daha...sonra bir, iki, üç...
"iç şarabı sev güzeli" dedi.
"yok" dedim "ben bir yetkiliyle görüşecektim..."

Hiç yorum yok: